16 Eylül 2010 Perşembe

sinirli lam-elif-ba



eski bi lamba var gazlı,ama şimdi gazlayan yok onu hayatında,sönük kimseye ışık vermeden büyüklerin diyarında yani yadigarlar köşesinde bir nargile yudumlayıp iki öksürür gibi yaşlılıktan oturuyor orda..

birde bu çaydanlık takımı,antika işte..90lı milletin vitrin takıntılarında yerini mutlaka almıştır hacdan gelme benzer versiyonları..kömürle kaynayarak semaverde çay yapmak iyi olabilirdi ketıl denen varlık bize ketılıp katılmasaydı..ağır,zamandan çalar gibi suyu yavaşça kaynatır mikropları daha çok öldürürdük..türk aklı hatırayı işlevsel kılsa idi o tahtından onu indirirdik...mantıken bakır çok ısınmaz mı? süs mü bu yoksa sadece.süs köpekleri kadar uyuz o zaman.bi boka yaramaz güzeller gibi..hatıra ama hiç bakmadım bu zamana kadar yüzüne.evde inşaat var.atılacaklar atıldı bu yine sıyırdı..yerindende oynamadı kurulduğu yerde devam ediyor bana bakmaya ..benim içimi gördüğüm zamanla kararan bakırınla..belki sihirlidir bu lamba yada bu çaydanlık hiç tozunu almadım bugünde bunları keşvedeyim bakalım,ne çıkacak içinizden.

Alaaddin'in sihirli lambasından..Alaaddin mi beklendi..Alaaddin sahi şimdi nerede umarım iyi yerlerdedir..çünkü dedemdi o ..uçan bi halıya değilde eller üzerinde yeşil örtüsüyle uçan tabutla menziline vardı..ona hiç hatıra yazısı yazılmadı..sıkı rakı içerdi rahmetli..heh şimdi bi türk dizisi olur bu diyalog.saçmaca bi övgü ile rahmetlinin ardından bağdaştırır özenilmiyecek özelliklerini..ama öyle sıkı denizciden sıkı rakıcı olması şart gibi…sonrası mı Alaaddin ömrü boyunca evinde felç gibi..yiyemedi bi daha gönlünce tuzlu şeyleri…zeytinleri kaçırırdı gözle kaş arasında..hee zeytin gözlüler arasında zeytin kaçırmak daha mı marifetti..bazen yakalanmadı ama bana hep yakalandı..görmedim gibisinden davrandım küçük torun ses etmedi gördüklerine ama şimdi suçlu muyum…benim bile o tatlı koca çocuğa felçinden sonra bile içki isteyen azmine mi yoksa dirayetsizliğine mi acımak..işte o halde fıçı fıçı içkisini sunasım gelirdi..iyi bi insandı ve iyi bi dede idi iyi bi babaydı iyi bi kocaydı sırf iyi diye yırtmıştır belki dediğim,sadece kendine zararlı insandı..içsin nolur şimdi şarap nehirlerinden…yatsın nolur zeytin dallarına boylu boyunca ilelebet..bu dileklerle mi?Bir ovaladım lambayı (acılarımın ilk sancılarını henüz orda başlamadan tutmak için..)
İki ovaladım lambayı (bir şey dileyebilmek için,vakit olsun düşünmek için isteksiz şu kıza..)
Üç ovaladım lambayı…(gözümü açtığımda yeni bişey istemedim.eskiler yanı başıma gelsin diye,eskileri istedim diye,eskilerde yaşandı bitti zaten diye hiçbişey gerçekleşmedi yeniden)

Yani olay yine bizim hafızaya mı kaldı..

Tut elimi dedecik..ağır adamlarınla bir ayağını sürterek yürüyorsun,ayağında mesin var.geç kaldın namazlara ama felçlerden sonra o halinle abdest aldın ya.olur bence olur..dur üzerine bir ayakkabı geçirelim..şapkan var kep şeklinde Rafet el roman gibi senle bağdaşan.onu giy üşüme..gel çıkalım altunizade de gezelim..bak bahçemiz yine kocaman koşsam kaybolacağım bi labirent,ortancalar rengarenk.onlarda dolanan arılardan tırsıp kaçıyorum..site sakinleri seni görüyor.el sallıyorlar hadi onlarla konuş sen,ben tebeşir buldum.seksek çizerim,kendi başıma oynarım köşede,gözünün önünde.. abimler az ileride basketbol sahasında..canım yanlarına gitmek istemiyor pek kız yok bu civarda..ama duruyorum arkama bakıyorum balkondan annemde bakıyor…bide sana bakıyorum..annanem sana sesleniyor..köşedeki bakkaldan ekmek alacakmışız.ardıma bakıyorum evet hepiniz tıpkı o gün ki kadar arkamdasınız.rızıklar ortada kalmış.ve ulaşılmayanlar,isteksizlikler ait olmamalar onlar hala uzaklar..ben oyunlarımla kendi başımayım…ne çizersem onu oynarım.tembeşirimi kendi kendime bitiremiyorum.çember çizsem yamuluyor,dünya çizsem dönmüyor.adımı yazsam okunmuyor.üstlerini çizdim sinirle bende..attım tebeşiri üstünde zıpladım,hayal edilen bişey çizmedim bi daha..
O günlere dönsek yok yalancı olamam ..capitole alışverişe koşardık şimdi oralarda olsak evde annanemin diyetli tuzsuz yemeklerini o yaşta yemezdim fast foodçulara koşardım.sonuna kadar şu an sadıkhanede olması dilenen romantik anılarımda bile realist dünyamın zamansız konuşmasına sıçayım.yine yanınızda olurdum demek isterdim..şimdi altunizade de o sitede iş binaları var bizim huzur yerine ama meraklarımı hatırlatıyor yinede gelip geçerken..dayımın odasında kilitli yazı masasının çekmecesi..hep çok gizemli,minik canavar yiğenler tarafından kurcalanmak istenen..ve sürgülü kapaklarla gizlenmiş oturma koltukları,kapaklarını açtığında hep gazete çıkardı..latif dayımın kalemliğindeki tüm kalemlerin mürekkebinin daimen bitmiş olma nedeniyiz eskilerde..dedem iyi bulmaca çözerdi..çok zeki idi..arsa kazanmıştın bulmacadan hatırlıyor musun,antalyada ama biz tembeldik ya servet peşinde koşmadık kazanılan zaman gibi kaybettik kazandığımız şeyi.işte sen gibi çözemezdim bilmeceleri bulmacaları calalı culalı amburleylimleri ama senin doldurduğun gazete bulmacalarının ünlülerini tanınmaz bıyıklarla bezerdim yinede bilecek miydin?sol üstteki ünlüden bozmayı…resim kabiliyetimi bi kerede o ünlüyü bilme diye çabalayan uyuz çocukluğumun uyuz gayretlerinde geliştirmişim.mutfağa geçtim..çok küçük bi yer annem var annanem var patates kızartıyorsunuz,fırında tavuk ama nefes alamıyorum çünkü mutfakçığa ben bile sığamıyorum kapıdan.buz dolabının sesi ve kibritle yakılmaya çalışılan aygaz marka eski fırınlar belki davul tipli bile olanları.bir aspretör sadece camda dönüyor,fırıldak gibi kırmızı rüzgar gülü gibi…biri sesleniyor camdan cama..komşuymuş..burada herkesin her şeyden haberi varmış bize selam ediyormuş geldik diye doğrusu..banyo ve tuvalette zaman geçirmemişim galiba altıma mı ediyordum o zamanlar ki hatırlamıyorum oraları..ama sizi sevdiğiniz yerde yaad ettim işte bu defa..bu lamba bu çaydanlık sizden hediye değil ama size götürdü beni..o günlerime.şimdi içine 3 kulhüvallah attım 1 elham.. demlenmeye bıraktım beklide ruhunuza ulaştırır içersiniz bi yerlerden.şunların sihri değilde insan ruhu denen en büyük sihir,en büyük gizem sizi yeniden istetir ve her halukarda var edebilir yanı başımda..dilekler karşılıklı ulaşır en iyisi ile.çok dilersiniz ya yaşlılar berhudar olduk,ya su gibi aziz olduk mu ?.

Torun tombalak bi Elifiniz toprağa dönmüş elinizi öpüyor...