19 Ocak 2010 Salı

İki BENimin arası..


Ben derim ki; rayına oturmuş dönüyor dünya parmağının ucundaki tırnağının dibinde biriken kir gibi uzun bi tamlama hayat.. Fukara kurdu kemiriyor hala yok-sulu,kimisinde su bile ‘yok-susuz’ o sıfatın aslı onlarda.... su içemiyor ya bol bol yılanlarda geliyor bide onlara dokunuyor.bunca varsızlıkla neye dayansın ki hala arsızlara mı?
desDDursuz lisanların insanları gibi yağlı boyayla dış cephe kaplaması olmuş halimiz onun bunun övgüleriyle kusursuz görünümdeyiz.bende o yılanlar hadar koca hazmedilmicek sanılan yumurtaları yutuyorum..bari bu kareye bende gülümseyeyim belki yazıda dikkat çekip tekkkleniriz.(tag).taglik alın yazım her hayat karesinde nasılsa teklik koymuyorda tagmelenmek koyuyor karnıma bir acı. ya bari yüzüm ak çıkamasada dişlerim beyaz çıksın çekerken şu 4 duvar karede,haber vermeyin aman çok çektim ztn ben şimdi sizin çekmelerinizi de çekemem...
öyle bir hayat KIRO-kisi-ki sağdan git soldan dön sağa sap yukarı çık aşşa in sora hayrolsun ki bu satırlara düş .amaçsız sonuçsuz fallara koparılmış papatya yaprağı bul sapınıda falına say belki mutlu olursun elif der gibi gidişat belli kadar belli değil yapılmaya çalışılır.flamenko bilmeden o dansa soyunduğum hala ben yaparım gazlarım gizlilerimde.. yalnız bendime neysede şak şak’larda arızalarım var kimseye bravo diyemez çenem var..
şimdi sende editör olacağım ok..ama ben bu yalaka olamayan halimle nereye varırım ki..dön dolaş ben olur anca yine ilk kelimemden son kelimeme ne değişti baksana başladıksada şimdi nokta kondu önceki kelime yine yine Ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder